Mutfaktan Keyif Almak İçin 7 Püf Noktası

Mutfak işlerinin ilk bakışta biraz da olsa korkutucu göründüğünü kabul etmek lazım. Mutfağı seven insanlar olarak, karşıdan bakınca çok mühim deneyler yapan İsviçreli bilim insanlarına benziyor olabiliriz. Özellikle mutfağa ilk defa girenler, yemek yapmaya yeni yeni alışanlar bu görüntüden bir nebze ürkebilir. Oysa ki yemek yapmak sanıldığı gibi zahmetli, ürkütücü bir iş değil. Aksine, aslında dünyanın en keyifli ve zevkli işlerinden biri. Bu işin ufak birkaç püf noktası var ve yapacağımız tek şey bu püf noktalarını aklımızda tutarak ilerlemek. Bu sayede mutfaktan keyif almak mümkün hatta çok kolay bir hale geliyor.

Nasıl mı? İşte Pozitif Mutfak‘tan birkaç küçük püf noktası:

1. Yemek Yapmak Kolay Bir İştir.

Aranızda yemek yapma işine nükleer deney muamelesi yapanlar görüyorum, yapmayın. Çok küçümsenecek bir emek değil tabi ki ama emin olun, yemek yapmak asla göründüğü kadar zor bir iş değil. Türk olmanın avantajı da bu işte, bizim mutfağımızda günün sonunda hemen tüm yemekler aynı temelden yola çıkarak hazırlanır: yağ-soğan-salça üçlüsüne ne eklersek ekleyelim, aşağı yukarı bir yemek elde ederiz. Önemli olan biraz da işin matematiğine dikkat etmek.

2. Orantılar Önemli.

İlkokulda çok sıkıldığınız, gerçek hayatta ne işimize yarayacak dediğiniz matematik dersleri işte burada devreye giriyor: Yemek yaparken orantıyı tutturmak önemli. Harcı bol olan yemekler lezzetlidir evet, ama mutfakta bonkör davranmak her zaman iyi sonuç vermez. Yemeklerin bol yağlı veya bol tuzlu, tatlıların bol şekerli olması onları her zaman iyi ve lezzetli yapmaz. Bol harç iyidir, ama oranları da tutturmak gerekir. Sonra zeytinyağlı fasulyenin şekerini fazla kaçırıp, kendinizi bir tencere dolusu fasulye tatlısıyla karşı karşıya bulabilirsiniz, mazallah.

3. Başlangıçta Basit Tarifler İyidir.

Mutfak keyiflidir, alıştıkça da daha keyifli hale gelir ama başlangıç için zor tarifler seçmeye hiç gerek yok. İlk günden hamurlar açıp tepsi tepsi kol börekleri yapmaya kalkışmayın, hazır yufka nenize yetmiyor allasen? Mis gibi ızgaralar salatalar dururken, Osmanlı saray yemekleri işine girip saatlerinizi ocak başında tüketmeye kalkışmayın. Zaman geçtikçe ve alıştıkça eliniz hızlanacak, o noktada yavaş yavaş dozajı arttırarak gidebilirsiniz. Nasılsa günün birinde kendinizi sağ elinizle havada pizza hamuru çevirip, sol elle tavadaki sebzeleri havalı bilek hareketleriyle döndürürken bulacaksınız. Ama daha birinci günden pizza yapmaya kalkışıp, mutfağı un içinde bırakıp, sonra da küsüp bir köşeye çekilmeyin. Küçük adımlarla ilerlemek işin püf noktası, unutmayın.

4. Sağlıklı Olmak Çok da Zor Değil.

Tamam kabul, Türk mutfağı çok da diyet dostu bir mutfak değil. Ama emin olun her malzemenin sağlıklı bir karşılığı mutlaka var. Hamur işlerinde beyaz un yerine kepek veya tam buğday unu kullanmak, ayçiçek veya mısırözü yağıyla yapmaya alıştığınız yemekleri zeytinyağı veya hindistan cevizi yağıyla denemek büyük farklar yaratabilir. Ufak değişiklikleri küçümsemeyin, küçük farklılıklar yaratarak alıştığımız yemeklere biraz daha sağlık katmak mümkün.

5. Lezzetten de Taviz Vermeyin.

Sağlıklı beslenme önemli evet, ama sağlık ve diyet uğruna da lezzetten taviz vermeye kalkışmayın. Her yemeği sağlıklı hale getiremeyiz, gerektiğinde diyetisyenleri kızdıracak malzemeler kullanmaktan da çekinmemek lazım. Pilav yapıyorsanız mesela tereyağını eksik etmeyin, bir iki gün kahvaltıda tereyağı yemezsiniz olur biter. Engel olacak önemli bir sağlık sorununuz olmadığı sürece ana malzemeden kısmayın. Bir gün abartsanız bile ertesi gün dengelersiniz nasılsa, kendinizi çok yıpratmayın.

6. Zamana Bırakın.

Mutfak biraz da deneme-yanılma işi. Her tarifi ilk seferde mükemmel yapamayabilirsiniz, ama birkaç denemeden sonra kendi damak zevkinize göre oranları mutlaka tutturursunuz. Denemekten ve başarısız olmaktan çekinmeyin. Yine deneyin, yine yenilin, daha iyi yenilin. Günün birinde kesin yeneceksiniz!

7. En Önemlisi, Severek Yapın.

Mutfaktan keyif almak için en önemli bileşen, her zaman ama her zaman için sevgi. Severek yaptığımız her şey güzel olur, buna yemek de dahil. İşe biraz keyif katın, belki ihtiyacınız olan budur. Kendinize rengarenk güzel mutfak önlükleri alın mesela. Züccaciye sektörü bugünlerde aldı yürüdü, faydalanın. Rengarenk spatulalar, kek kalıpları, blenderlar filan edinin; mutfağınızı devasa bir gökkuşağına çevirin. Sonra da girin o mutfağa, güzel bir müzik açın, en sevdiğiniz önlüğü geçirin üzerinize ve şarkılar söyleyerek yapın yemeğinizi. Emin olun, sonuç beklediğinizden de iyi olacak 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eleven + four =