Kırmızı Mercimek Çorbası ve Kışın Ayak Sesleri

Herkes zihninde belli gıdaları belli mevsimlerle eşleştiriyor değil mi? Bunun açıklamasının sadece bilimsel olmadığını düşünüyorum, mutlaka duygusal bir yanı var. Genelde duygusal bağ kurduğumuz yiyecekler bizim için comfort food mertebesine erişiyor, ki bunun açıklamasını şurada yapmıştık. Misal kimi için kış demek kurufasulye&pilav partnerliği demek, kimi için yaz sadece dondurmak demek. Benimse soğuk havalarla en çok eşleştirdiğim gıda kırmızı mercimek çorbası oluyor.

Bu çorba kendimi bildim bileli evimizde en sık yapılan yemeklerden biridir. Mevsimin ne olduğu hiç farketmez, hava biraz serinledi mi, hatta ufaktan bir yağmur başladı mı hemen bir kırmızı mercimek çorbası patlatıveririz. Daha ilk kaşıktan anında iç ısıtan, kemiklere kadar nüfuz eden bu çorba için her yerde farklı tarifler görebilirsiniz. Ben size bulabileceğiniz en kolay versiyonlardan birini sunuyorum bugün.

Bu tarifte un, patates, havuç gibi ekstra sebze ve malzemeler kullanmıyoruz. Ama merak etmeyin, bizim de küçük bir lezzet sırrımız var. Sıkı durun, açıklıyorum: Kimyon! Daha önce denediniz mi? Mutlaka tavsiye ediyorum, kimyon mercimek çorbasına inanılmaz bir lezzet katıyor.  Hazırsanız tarife geçelim:

Kırmızı Mercimek Çorbası

Malzemeler

1 Büyük Soğan

1/2 Tatlı Kaşığı Katı Yağ

2 Su Bardağı Kırmızı Mercimek

6-7 Su Bardağı Su

1 Çay Kaşığı Tuz

1 Yemek Kaşığı Kimyon

Yapılışı

İlk olarak soğanı kavurmakla başlayacağız. Soyup yıkadığımız soğanı yemeklik doğrayalım. Çorba tenceresinin içine katı yağımızı koyup orta ateşte yavaş yavaş eritelim. Erimeye başlayınca soğanları ilave edip çevirmeye başlayalım. Soğanların rengi dönmeye başlayınca tuzu da ekleyerek kavurmaya devam edelim. Soğanlar iyice yumuşayıp piştiği zaman suyumuzu ekleyelim ve ateşi arttırarak su kaynayana kadar bekleyelim.

Suyun kaynamak üzere olduğunu hissettiğimizde mercimeklerimizi bir süzgece koyalım ve akar suyun altında güzelce yıkayalım. Artık kaynamış olan suyumuzun içine mercimekleri dökelim. Üzerine de kimyonu ekleyelim, şöyle bir karıştıralım. Tenceredeki su tekrar kaynamaya başladığında, ateşi orta dereceye getirerek kapağı kapatalım ve pişmeye bırakalım.

İşte bu kadar basit! Domates çorbasında olduğu gibi başında durup uzun uzun karıştırmaya gerek yok, kendi haline bıraksanız da tıkır tıkır pişer o, sizi hiç uğraştırmaz. Ama tencerenin ağzını tamamen kapatmayın, yoksa çorbamız bir anda köpürerek mutfağın orta yerinde Halikarnas misali bir köpük partisi başlatabilir. Kapağı hafif eğerek kapatın, bu sayede suyun köpürmesini önlemiş olursunuz. Mercimeklerimiz iyice yumuşayıp piştiği zaman çorbamız da hazır demektir. İsteyen bu şekilde içebilir, isteyen bir adet el blenderi kullanarak çorbayı hızlıca süzebilir. Ben genelde ikinci yöntemi tercih ediyorum, böylece hiç soğutmadan süzme mercimek çorbası içmek mümkün oluyor. Servis ederken pul biber ve limonu bol tutmanızı öneririm.

Herkese afiyet olsun! 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighteen − 17 =